Antik tapınağın derinliklerinde, kristal kafatası parlıyordu. Işığı, iki kadının çıplak bedenlerini yaladı. Maya rahibesi Ixchel, uzun siyah saçları sırtına dökülmüş, bronz teni terle parlıyordu. Karşısında, hazine avcısı Lara, sarışın, atletik, mavi gözleri korku ve arzuyla doluydu. Kristal kafatası onları lanetlemişti: birbirlerine dokunmadan duramayacaklardı, sonsuza kadar birbirlerinin içinde kaybolacaklardı.
Yere uzandılar, taş zemin soğuktu ama bedenleri yanıyordu. Ixchel, Lara'nın bacaklarını ayırdı, klitorisini diliyle buldu. Lara çığlık attı, elleri Ixchel'in saçlarını kavradı. "Durma… lanet olsun… yala beni!" Ixchel diliyle daireler çizdi, sonra parmaklarını Lara'nın içine soktu – önce bir, sonra iki, sonra üç. Lara'nın amı sımsıkı kavradı, ıslak sesler tapınağı doldurdu.
Ixchel üstüne çıktı, amını Lara'nın amına dayadı. İki ıslak dudak birbirine yapıştı, klitorisler sürtündü. Hızlandılar, kalçaları şapırdayarak çarpıştı. "İçime boşal… lanet bizi birleştirsin!" diye inledi Ixchel. Lara'nın parmakları Ixchel'in göt deliğine kaydı, yavaşça soktu. Ixchel zevkten titredi, orgazm dalgası geldi.
İkisi aynı anda zirveye ulaştı – am suları birbirine karıştı, bedenleri kasıldı, çığlıkları tapınağı inletiyordu. Kristal kafatası daha parlak yandı, lanet tamamlanmıştı. Artık ayrılmaları imkansızdı; her dokunuş, her öpücük, her sikiş onları daha da bağlayacaktı.
Ixchel, Lara'nın üstüne yığıldı, dudakları Lara'nın dudaklarına yapıştı. "Sonsuza kadar benimsin… kristal bizi lanetledi." Lara gülümsedi, parmaklarını Ixchel'in amına soktu, dölleri karıştırdı. "O zaman sonsuza kadar sikelim birbirimizi."
Tapınak sessizleşti, ama iki kadının inlemeleri hiç bitmedi.